Me myself and I etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Me myself and I etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Şubat 2011 Salı
Rüya günlüğüm
Geçen haftadan itibaren rüya günlüğü tutmaya başladım. Her sabah uyandığımda rüyamı aklımda tutup hemen deftere aktarmaya çalışıyorum. Hafta içi sabah uyanma ve hazırlanmaları her zaman bir panik halinde olduğu için daha sonra yazarım diyorum ama tabii ki 1-2 saat içerisinde unutuyorum bile..Bugün unutmamak için buraya yazacağım. Rüyamda başım o kadar çok ağrıyor o kadar çok ağrıyordu ki bu ağrılar için doktora gidiyordum..Evet uyumadan önce Yalom'un "Nietsche ağladığında"yı okuyordum. Ve evet sadece bu kadar hatırlıyorum rüyayı. Daha çok detay vardı, birşeyler oldu biliyorum ama neydi..Bu şekilde günlük münlük tutulmaz tabi..Bir alışkanlık haline getirmem lazım...
14 Şubat 2011 Pazartesi
Değişim rüzgarları..

Herkesin hayatını 27 senede bir etkileyen büyük fırtınayı okumuştum yıllar önce. Artı 2-3 eksi 2-3 olmak üzere her insan, hayatında bir 27 yaş civarında; bir de bunun katı olan 54 yaş civarında büyük bir bunalımdan/testten/değişimden geçiyor. Çoğu insan bocalasa da sonunda bir şekilde çözüp hayatlarına devam ediyorlar, bazen zaferle çıkıp, sonuçta da daha güçlenerek yollarına devam ederler. Bazı insanlarsa --duygusal açıdan daha kırılgan olanlar-- bununla baş edemeyip, çoğu zaman bir çıkış bulamadıklarında intihar ediyorlarmış...27-28 yaşlarında intihar eden ya da bir şekilde ölen bir çok tanıdık ismin (Kurt Cobain, Jim Morrison, Jimi Hendrix, Jeff Buckley, Tim Buckley, Cliff Burton... daha detaylı bir bakış için http://www.av1611.org/rockdead.html)yaşadıklarını bu şekilde açıklıyorlar.Bu krizi atlatan ikinci döngüyü tabii ki daha kolay atlatıyor...
Durum bu kadar karamsar olmasa da ben de kendimde bir değişim rüzgarları hissetmiyor değilim..Ama bu tabii ki daha iyi bir sonuca yönelik..Sadece ben değil, en yakınımdaki birçok insan da bu değişimden geçiyor, bunu görebiliyorum. Artık bazı şeylere daha az tahammül edilebiliyor, bazı şeylerde daha kolay karar alınabiliyor, daha fazla risk alıp, daha cesur olunabiliyor. İş ya da yaşadığın yer, her ikisini de sanırım tam da bu dönemde sorgulamaya başlıyorsun, gerçekten istediğim bu mu, hayatım bu şekilde mi devam edecek, müdahale edecek miyim, ne yapacağım. Kesinlikle bu bunalımdan zaferle çıkmak gerek, bu bir test, sonunda kazanan ben olmalıyım.
9 Şubat 2011 Çarşamba
Lucid Dreaming
Gercekten yapabiliyorum..Bilerek ve isteyerek degil ama yapiyorum. Bazen ruyamda ruyada oldugumun farkinda oluyorum. Oyle boyle degil, o an nasil bir senaryonun icinde olursam olayım, bir anda anliyorum aslinda yani gercekte nerede yattigimi, uyudugumu, hangi tarihte oldugumuzu ve gorduklerimin, hepsinin, herkesin bir ruya oldugunu. Hatta bazen bunun bir ruya oldugunu anladigimda etrafima bakiyorum "vayy bee gercek gibi hersey..ama madem bu ruya su yuksek balkondan atlasam birsey olmaz! hep merak etmistim.." diye dusunuyorum mesela..Bu durumda gercekten ruyada miyim degil miyim bunu anlamam zor oluyor cogu zaman, hersey o kadar gercek ki ya ruya degilse ve yere cakilirsam diye korkuyorum. Biraz once bu konuda okudugum bir web sayfasi soyle "reality check" yontemleri oneriyor..
1-Acaba ruyada miyim diyorsaniz buyuk ihtimalle ruyadasiniz..
2-Hemen bir yazi okuyun ya da saate bakin, kafanizi cevirin, tekrar bakin, ruyadaysaniz eger yazilar degisecektir; hatta yazi ya da rakam yerine hic bilmediginiz tuhaf sekiller goreceksiniz. Ama mumkunse bir dijital saate bakin, cunku analog saatler ayni sekilde kalabilirler..
3-Ellerinize bakin, ruyadaysaniz normal gorunmeyecekler..
4-Aynaya bakin, ruyadaysaniz normal gorunmeyecek ve hatta aynanin icinden gecebileceksiniz....vs vs.
Bir sonraki sefere mutlaka deneyecegim. Ruyada oldugumdan emin olduktan sonra en zevkli kisim geliyor..Gercekten yapabildiklerim muazzam..Bir seferinde dunyanin uzerinde, yorungede ucmustum mesela ve yeryuzunu gece ucakla ucarken gorebileceginiz gibi karanlik ama yerlesim bolgeleri isil isil izlemistim ve Hindistan, Asya uzerinden gecmistim. Yuzume carpan ilik esintiyi ve mutlak sessizlikte duydugum bu ruzgar ugultusununun ruya oldugunu kimse anlatamaz bana.Tamamen gercekti..Bir kez dedigim gibi yuksek bir balkondan atladim, bir kez catidan atladim, bir seferinde (seneler once) tabancayla vurulmak nasil hissettirir cok merak ediyordum(neden bilmiyorum muhtemelen izledigim bir filmden oturu) bunu hissettim direk, intihar etmedim ama vuruldum silahla ve farkindaydim ruya oldugunun, garip bir aci, ilk hissettigim duygu inanilmaz bir yanmaydi, sanki kursun degil de yanan bir mesale sokmustu biri karnimin icine... Bir kez de (en son seferinde, 1-2 hafta once) bir arkadasimla bulustum ve ona "Asli, su an ruyadayiz, farkinda misin? Yani acaba sen gercek misin, sen de beni goruyor musun yoksa seni beynim mi yaratti?" demistim ve Asli'dan yanit alamamistim..duymadi sanki beni hic, birseyler anlatmaya devam etti..Sonra da dedim ki" Tamam, peki, sana kanitlayacagim, yarin sabah kalkinca ilk is seni arayacagim bunu unutma" Uzun zamandir gorusmemistik, konusmamistik, oyle boyle degil en az 3 sene!..Sabah hemen aradim tabii ki ama hatirlayamadi ne gordugunu fakat gulduk cok, bahaneyle de konusmus olduk ..
Bazen kendimi bu ruyalara o kadar kaptiriyorum ki uykum gelmese bile acaba uyusam nereye gidip ne yapiyor olacagim diye merakimdan gidip yatiyorum..Bazen de bu beni o kadar korkutuyor ki inception filmini hatirliyorum hani kadinin gercek hayati ruya sanip ruyalarindaki ailesiyle yasamak istedigi..
1-Acaba ruyada miyim diyorsaniz buyuk ihtimalle ruyadasiniz..
2-Hemen bir yazi okuyun ya da saate bakin, kafanizi cevirin, tekrar bakin, ruyadaysaniz eger yazilar degisecektir; hatta yazi ya da rakam yerine hic bilmediginiz tuhaf sekiller goreceksiniz. Ama mumkunse bir dijital saate bakin, cunku analog saatler ayni sekilde kalabilirler..
3-Ellerinize bakin, ruyadaysaniz normal gorunmeyecekler..
4-Aynaya bakin, ruyadaysaniz normal gorunmeyecek ve hatta aynanin icinden gecebileceksiniz....vs vs.
Bir sonraki sefere mutlaka deneyecegim. Ruyada oldugumdan emin olduktan sonra en zevkli kisim geliyor..Gercekten yapabildiklerim muazzam..Bir seferinde dunyanin uzerinde, yorungede ucmustum mesela ve yeryuzunu gece ucakla ucarken gorebileceginiz gibi karanlik ama yerlesim bolgeleri isil isil izlemistim ve Hindistan, Asya uzerinden gecmistim. Yuzume carpan ilik esintiyi ve mutlak sessizlikte duydugum bu ruzgar ugultusununun ruya oldugunu kimse anlatamaz bana.Tamamen gercekti..Bir kez dedigim gibi yuksek bir balkondan atladim, bir kez catidan atladim, bir seferinde (seneler once) tabancayla vurulmak nasil hissettirir cok merak ediyordum(neden bilmiyorum muhtemelen izledigim bir filmden oturu) bunu hissettim direk, intihar etmedim ama vuruldum silahla ve farkindaydim ruya oldugunun, garip bir aci, ilk hissettigim duygu inanilmaz bir yanmaydi, sanki kursun degil de yanan bir mesale sokmustu biri karnimin icine... Bir kez de (en son seferinde, 1-2 hafta once) bir arkadasimla bulustum ve ona "Asli, su an ruyadayiz, farkinda misin? Yani acaba sen gercek misin, sen de beni goruyor musun yoksa seni beynim mi yaratti?" demistim ve Asli'dan yanit alamamistim..duymadi sanki beni hic, birseyler anlatmaya devam etti..Sonra da dedim ki" Tamam, peki, sana kanitlayacagim, yarin sabah kalkinca ilk is seni arayacagim bunu unutma" Uzun zamandir gorusmemistik, konusmamistik, oyle boyle degil en az 3 sene!..Sabah hemen aradim tabii ki ama hatirlayamadi ne gordugunu fakat gulduk cok, bahaneyle de konusmus olduk ..
Bazen kendimi bu ruyalara o kadar kaptiriyorum ki uykum gelmese bile acaba uyusam nereye gidip ne yapiyor olacagim diye merakimdan gidip yatiyorum..Bazen de bu beni o kadar korkutuyor ki inception filmini hatirliyorum hani kadinin gercek hayati ruya sanip ruyalarindaki ailesiyle yasamak istedigi..
2 Şubat 2011 Çarşamba
Nostalgia, Melancholy


Evet. Geyik yaparak baslamak istemezdim bugun ama yine son zamanlarda hissettigim agir basan bazi duygular var, yazmazsam cildiririm. Ama adini koyamiyordum. Tuhaf bir isteksizlik, sikinti hali, havayla da cok baglantili tabii..Nedense gecmise bir ozlem.Ama kendi gecmisime degil..Daha eski bir zamanda varolma istegi. Muhtemelen Ege'de. Babannemin zamaninda. Cok daha mutlu olunan, cok daha dogal bir zamanda (e term nostalgia describes a yearning for the past, often in idealized form.).Nedense eski Izmir turkuleri caliniyor kulagima, kadinlar hep bir arada, aksamlari, her aksam bir raki sofrasi. Hava yaz aksamlari simdikinden daha serin ve kislari daha ilik. Kusadasi ve Izmir civarlarinda geciyor aklimdaki yasam bircok Girit gocmeninin geldigi gibi. Dedigim gibi hersey daha dogal, televizyon yok, muzik istersen canli muzik, arkadas istersen yanibasinda gercek arkadas ve yazmak istersen gercek kalem kagit. Surekli acik havadasin. sehrin ortasinda bile yasasan avlulu evin. Yemegin, sebzen, etin daha bi lezzeli. Burnunda her zaman bir zeytin agaci kokusu.Ekmegin asagi kosedeki firindan her sabah. Yolda almaya giderken herkesi taniyorsun zaten. Her evin oykusu ayri, her kapinin arkasinda farkli aileler. Nedense aileler de daha bir farkli sanki. Ya da farkliliklari daha kolay benimseniyor. Karsidaki Orhan beylerin bir kizi var deniyor biraz deli. Asagidaki Mustafa dayilarin da ogullari is kurmus is batirmis. Surekli dinlenecek bitmeyen diziler aslinda her evin gunluk hikayeleri bile. Iste bu nostalji degil de daha ne! (It was described as a medical condition, a form of melancholy, in the Early Modern period, and came to be an important topic in Romanticism)
ps: Kusadasi ve cocuklugum konusu cok derin (tum bunlarin sebebi de o zaten), daha sonra ayrica deginecegim..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)