31 Mart 2011 Perşembe

L for Loser



Kaybedenler klubu benim kisisel tarihimde Radyo Eksen'den once ve ona zemin saglayan Kent FM 101 programlariyla beraber ama daha cok Kadikoy kargayi temsil ediyor sanirim. Sene 1999 tam olarak ve ben Moda'da oturan yakin arkadasimla beraber feci sekilde kaybedenler klubune uyeyim. Nesinden etkileniyorum dersem en fazla ve hatta sadece muzik, gercekten, gercek anlamda kendimde son yillarda biraz hiz kessem de rakip tanimadigim muzik kulturume yepyeni ve hic bilmedigim bir kapi acan, bambaska bir muzik, aslinda bildigim ama yine de bambaska sarkilar ve ben nasil duymadim dedirten bir donem. Ve bu muzigin etrafinda donen tuhaf -ask diyemeyecegim-ama muthis etkilenme hikayeleri. Bir turlu anlam verememe, bircok davranisi cozememe, herseyin arkasinda biraz fazla ve kesinlikle ozenti bir "kaybeden' kulturu. Oguz Atay, Kadikoy, Karga, Hera, Arka Oda, 6:45 yayinlari, sittin on the dock of the bay, paul weller, bob dylan, I wanna hold the hand inside you, I wanna take a breath that's true.. Hala dusununce icimi bir tuhaf yapan-belki de en en icerideki bana ulasabilen tek donem. Film mi? tabii ki filmde bunlari yeniden falan hissetmedim. Ne muzikler, ne late 90s-early2000s hissi, ne karga hicbiri yoktu. Daha cok "Yaa bu Yigit Ozsener gercekten super oyuncu" vardi.

30 Mart 2011 Çarşamba

Sansur seysi



Evet.. Su sansur 'seysi' yapildigindan beri kendi biloguma bile ulasamiyorum. Anca evde DNS degistirerek..Sirket bilgisayarimdan ise ulasmam imkansiz. Bu sansurun gercekten digiturk'un rant kavgasiyla alakasi var mi bilmiyorum ama gercekten bir gerizekali sadece mac yayini yapan bazi sayfalarin kapanmasi gerektigine hukum getirince tum bloglara ulasimi engelleyebilirdi. Turkce karaktersiz sikici yazim icin simdiden ozur dilerim bu yuzden. Artik nasil bir zamanda, nasil bir ulkenin mensubu olarak yasadigimi bilemiyorum. Ne oluyor, nereye gidiyoruz diye sorgulamaktan hayata kusecegim yakinda, ben de yapabilecegim en iyi seyi yapip kendimi disari kapatiyorum ve 'comfort' ediyorum. Yani sadece uyum sagamaya calisiyorum. ayni zamanda benden hic beklemedigim bir baska ben daha peydahlaniyor, sinirlenen, ofke dolu, hirs ve intikam dolu, ici asiri karanlik bir ben. Bununla disariya kapali mutlu hayatini yasayan ben'i ayirmaya calisiyorum. Tum bu siddet, tum bu politikalar, tum bu orataya cikanlar, tum bu medya, tum bu halk beni nerdeyse yesil bir canavara donusturdu. Bu yuzden artk ne gazete okumak istiyorum ne tvde haberleri izliyorum. Sadece kendi hayatima bakiyorum. Bak bi sansur seysi beni yine nerelere getirdi. . Nereden geldik buraya? Vaktinde tepeden inme getirilmeye calisilan cagdasligin tabana islemeyisinden baslamak isterim nacizane, egitimsiz ayak takimi yine binbir alicengiz oyununa getirildi, 70ler sonlarinda tum sol kanat olduruldu ve yok edildi, bugunkiler beslendi, buyutuldu ve "ayaktakimi" dedigimiz varos kesim bugun omr-u hayatlarinda gelebilecekleri en ust noktaya ulastilar. Onlar hukum suruyor su an. Sesimde asagilama mi var? Hayir. Koylu'yu asla kastetmiyorum; keske koylu gelseydi basimiza o cok daha iyiydi. Ama bir varoslar imparatorlugunda yasiyoruz su an. Tum hoyratlik, siddet, cehalet sefa suruyor su an. Hep icte bastirilan, hor gorulen, itilen, degersiz hoyratlik ve varosluk eline bu firsati gecirmisken degerlendiriyor. Aklina ne gelirse yapiyor, kimi sevmezse yok ediyor, talan ediyor, irzina geciyor, kufrediyor, bagiriyor..Onu tutan yok ki neden yapmasin? Bu kadar basit!
Sadece icimden diyorum ki bu da gececek..Her seyin gectigi gibi bu da basladi, gelisti, duraklayacak hatta duraklamak uzere, gerileyecek ve cokecek. Ben gorecek miyim bilmiyorum ama oglum gorecek. Sonra da denecek ki 'vay be ne zamanlardi.'

Pandoranin kutusunda bir tek umut kalmis. Bunu bir tek ben mi karamsar algiliyorum?

Iste boyle sarkilarin yapildigi yillarda dogmustuk..

>